Bu Blogda Ara

Varlığın ve Yokluğun Anlamı

Bazen insanlardan buz gibi soğuyup kendi kabuğumuza çekilmek istiyoruz.. Bazı yalanlar aldatmacalar bizi insanlardan bir nebze uzaklaştırıyor. Sanki insanlar olmadan bir başına yaşamak huzur kapılarını açacak gibi geliyor... Bir kere daha insanların maskelerini düşürüp gerçeklerle yüzleşmektense her şeyden ve herkesten uzak kalmayı istiyor.. Ancak insan durup düşündüğünde yaşamak için insanlara hasret olduğunu anlıyor.. Hele de kişinin canıma can dediği sevdiği insanlar olunca yaşamak daha anlamlı ve daha tatlı gelmeye başlıyor. Çünkü insan yalnızken var olamaz..
Düşünsene yalnızken ne varlığı ne yokluğu paylaşıyor. Karnı doyuyorsa gerisinin endişesine düşmüyor. Ancak kendinden öte birini daha düşünüyor olmak varlığı ve yokluğu aşikar ediyor. Paylaşmak hissiyatının ne kadar mühim bir iç huzur olduğunu anlıyor. Ve aynı zamanda yokluğun endişesini farkediyor. Yoklukta da kuru ekmeği bölüşmenin tadı, bir kase çorbanın sıcağı doyuruyor insanı..
Zamanın ve mekanın da kıymeti artıyor..
Ben yalnızken zamanı kontrol etmiyorum, çünkü saatlere ve takvimlere ihtiyacım olmuyor.. Mekanlardan bihaber oluyorum. Nereye gittiğimin ve nerede olduğumun bir önemi olmuyor çünkü.. Aslında bakarsan sevdiğim insanların yanında da mekanların bir önemi olmuyor.. Beraber olmak, can şenliği bulmak, sohbete doymak yetiyor.. Bir park köşesi yahut yolda yürürken hatta bir otobüs durağında bile dünyalara değişilmeyecek vakitler geçirebiliyor insan..
Ancak takvimler.. Takvimler yalnızken değişmiyor, zaman akmıyor yahut akmasının bir anlamı olmuyor..
Zarifoğlu diyor ya; "Bazen var'ı anlarsın yok ile" diye, işte mesele tam da bu; insanda, insana olan ihtiyacını yokluğunu istediğinde anlıyor..
Ah insan!
Hayatın tadı aslında.
Kimi zaman cana can kimi zaman da yara..
Ancak yine de insanlar var olsun.. İyi insanlar ve bize iyi gelen insanlar.. Her şeyin tadına vardıran insanlar.. Günleri güzelleştiren, takvimleri neşelendiren insanlar..
Geçip giden günlerimize dönüp baktığımız da "Ah.. Ne de güzel günlerdi" diye iç çektiren insanlar hep var olsun. Öyle değil mi?
Sana böyle güzellikler yaşatan insanlar varsa çok şanslısınız demektir..
Bana sorarsan 😇 Ben de çok şanslıyım 🍀

Dipbirnot: Sana güzellikler yaşatan bir arkadaşına bu yazıyı hediye edebilirsin.. Sana insanlığı sevdiren insana.. 


4 yorum:

  1. Yazmak istediğim çok var ama söyleyecek cümlelerim yok o yüzden Bende bu güzel yazının altına şu çok sevdiğim sözleri ilistirmek istiyorum.
    "Bir kahvenin tadını, bir insanın sesi değiştirebilir. Berbat bir günü bir insanın yüzü güzelleştirebilir. Acı bir haberi bir insanın sözü hafifletebilir. Mutlu bir ânı bir insan daha mutlu yapabilir. İnsan, insana lazımdır. Ama insan insana."

    YanıtlaSil
  2. Koordinat düzleminde iki doğru bir kere kesişir ve bir daha buluşmamak üzere sonsuza kadar ayrılırlar ve uzucu olan odur ki dogrular bulusma noktasindan sonra yollarina birbirinden uzaklasarak devam ederler. Dostluk da buna benziyor sanırım azizim. Koskoca dünyada sadece bir kere buluşma ile başlayarak sonsuza kadar ayrılan ilişkilerden oluşuyor . Gelim biz o kesişme noktasında baki olan dostluklar kuralım ve bizim sonsuzumuzda oluşan nokta büyüsün içimizde, evrenimizi kaplayan kocaman bir aydınlığa dönüşsün

    YanıtlaSil
  3. Yollarınız her daim hatırşinas,kadir kıymet bilen insalara çıksın. Ne yazıkki bir insanı en çok mutlu edebilen gibi en çok kırabilen de bir başka insan oluyor. İnsan olarak doğuyoruz, insan olarak kalabilmek ümidiyle...

    YanıtlaSil
  4. Yine cok guzel bi konuya değinmişsiniz gercekten ve nedense beni cok duygulandirdi sanirim sevdigim herkesin sehir olarak benden uzak olmasindan kaynaklı ama cok şükür ki gönülden uzak değiliz.

    YanıtlaSil

Biz Müslümanlar

Bugün bir konuda birkaç kelam etmek istiyorum. Açık yüreklilikle söyleyeceğim ki biz Müslümanlar CAHİLİZ. Bu cehaletimiz nedeniyle sürekli a...