Bugün diğer yazılarımdan farklı bir yazı yazacağım. Bir
münekkid kalemi dedik bugün bu kalemin hatırına bir eleştiri yazısı yazacağım.
Dostlar,
Hepimiz belli bir inanç, kültür ve zihniyetteyiz. Hepimiz
bireysel olarak kendi kimliğimizi temsil etmenin yanında savunduğumuz fikrin
sahip çıktığımız davanın da temsilcileriyiz. Herkes kendi davası için bir beyaz
kağıttır. Siyah nokta olduğumuzda o kağıdı kirletiriz.
Hepimizin bir davası var ama hepimizin dava adamı olmadığını
düşünüyorum. Çünkü dava dediğimiz şey kavli ve fiili savunulmayı ister.
Bizlerin savunması dilinde fiili bir savunma göremiyorum.
Bazı arkadaşlar tebliğ yapıyorum adı altında insanların
fikirlerini görüşleri eleştirip yaptığı davranışları kınıyor. Daha açık bir
ifade ile Müslümanlığını sorguya çekiyor. Şu noktaya da değinmek isterim ki
eleştiri dediğimiz şey yerme değildir. Bir insanı kınıyorsanız bu eleştiri
penceresinden çıkar.
Bu arkadaşlarımız kendinin çok düzgün oturaklı bir birey
olduğunu fazlasıyla düşünüyor olacak ki kendisiyle bir ortama girdiğinizde
bayan ise gülme, konuşma, dikkat çekme gibi sözlerle sizi kısıtlamaya
eleştirmeye çalışıyor. Elbette en önemli şey edeptir. İnsan edebi kadar vardır.
Bunu söyleyen arkadaşın gayesine bakınca bir bayan olarak karşı cinsin
dikkatini çekmemek ve gayriislami davranışta bulunmamaktır. Fakat bu uyarıyı
yapan arkadaşa bakıyorum ki sosyal medyada dilediği gibi konuşuyor. Şarkı
söylüyor, sesini, kendini, fotoğrafını paylaşıyor. Ben bu tezatlığı
eleştiriyorum işte. Dışarıda gülmek konuşmak yasak fakat sosyal medyada
dilediğinle konuşmak, fotoğraflarını boy boy paylaşmak serbest öyle mi?
Hakikaten çok sahte bir durum bu.
Baylara gelince, her şeyi eleştirme hakları olduğunu
düşünüyorlar. Onlara göre kızlar dışarı çıkmasın, gezmesin, eğlenmesin.
Kendilerince kızların eğlenmesinden rahatsız olup o kızları fazla rahat olarak
tanımlıyorlar fakat dışarıda gördüğü kızın peşine takılıyor, peşinden koşuyor
hatta ve hatta koluna takıp geziyor. Karma eğitime karşı çıkıyorlar kızlarla
aynı ortamda bulunmanın haram olduğunu savunuyorlar fakat “ama evleneceğim”
fetvası ile kendilerine sevgili yapıp el ele göz göze geziyorlar. Bunlar günah,
yasak olmuyor ama bir kızın dışarı çıkması günah oluyor. Bu ne biçim bir
anlayış?
Dostlar dışarı da beyefendi/hanımefendi gibi davranıyorsunuz,
kendinizi kısıtlıyorsunuz fakat içten içe sizde uçuk yaşamak istiyorsunuz.
Nasıl iseniz öyle yaşayın. Okuduğunuz bölüm ile kimlik kazanmayın. Bunu
yaparsam ne derler diye düşünmeyin. Okulda beni ayıplarlar diye düşünmeyin.
Kendi vicdanınız ne kadar izin veriyorsa o kadar rahat davranın. Kınadığınız şeyleri kendiniz yapmayın.
Hocalarınızdan, okul arkadaşlarınızdan, çevrenizden
korkmayın önce Allah’tan korkun.
Bazılarınızda görüyorum ki ilahi rıza kazanmaktan çok böyle
yaparsam beni ayıplamazlar düşüncesi var. Şimdi bu hakiki Müslümanlık mı
oluyor?
Kardeşim bu yazdıklarım bazılarının hoşuna gidecek
bazılarının gitmeyecek biliyorum. Bu yazıma destek veren insanlar
söylediklerimin bilincine varmış insanlar olduğuna eminim. Tepki gösterenlere
gelince neden tepki gösterdiklerini kendilerine sorarız.
Bir kere düşün kardeşim. Acaba anlattığı sahte insanların
arasında bende var mıyım diye.
Bunu öğrenmek istiyorsan davranışlarına bak.
Şayet sen;
- Bulunduğun mekana göre davranışlarını değiştiriyor isen,
- İçinden geçtiği halde millet ne der diye yapamadıkların varsa,
- Ailenin yanında yapamadıklarını üniversite hayatına kavuştuğunda yapıyorsan,
- Dini / Hassas konularda taviz veriyorsan,
- Başkası yapınca ayıpladığını kendin yapınca meşrulaştırıyor-san maalesef üzülerek söyleyeceğim ki sende o sahte insanlardansın.
Gayem sadece farkın-dalık, lütfen ama lütfen, hangi düşünceyi
taşıyorsan hayata dair gayelerin ne olursa olsun başta hakiki olmanın yolunu
bul. Sahte Müslümanlıktan, sahte hocalıktan, sahte dava adamlığından vazgeç.
Sahte insan bugün ya da yarın açığa çıkar elbet. Kendini
keşfetmen için sana bir el uzattım.
Seçim senin…
Ya kendine kızar kendini bulursun, ya bana
kızar dediklerimi ciddiye almaz sahteliğinde kaybolursun..
Allah yar ve yardımcın olsun…
Aynen Kuzum çok haklı bir meseleye parmak basmışsın. İnsanlarımızın bunun bilincine varması ümidiyle...
YanıtlaSilYa olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol demiş ya Mevlana...
Bende göründüğü gibi olmayan insanları sevmem.İnsanın içi dışı bir olmalı,sahtelik nedendir ki zaten. Kısaca güzel yazı kalemine sağlık 😊.
YanıtlaSilGüzel yazı eline sağlık rakip :)
YanıtlaSilAllah razi olsun ,kesinlikle oyle ben bu dediklerinin noktasina kadar katiliyorum kardesim.O kadar zor bir donemdeyiz ki , oyle seylere sahit oluyoruz ki sosyal medyada olsun hayatimizda olsun birilerinin taktiri icin herseyi yapar olduk.. Bir bosvermisligin icinde suruklenip duruyoruz .Hakikati bulmak icin oncelikle insanin kendini bulmasi gerek .Ve bu gosteris yasami terk edip Gonderilis amacimizin farkinda olmamiz lazim .Ve ona gore hayat cabamizi vermemiz lazim.Bizler kuluz elbetteki hatalarimiz olucak onemli olan tevbe edip farkina varmak ve ahireti icin calismak..👋 Rabbim bizleri hak yoldan , Davamizdan ayirmasin ve şaşırtmasın Dua ile.👋👋 Cok guzel anlatmissin yine kalemin solmasin guzel kardesim👏👏👌👌🌼🌼
YanıtlaSilHacı Bektaş-ı Veli der ki: "Eline, beline, diline sahip ol." Daha ne olsun.
YanıtlaSilMevlana'nın dediği gibi "Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol." Aslında bu kadar basit ama ne kadar uygulayabiliyoruz. Sirkelenmek ve bir kez daha düşünmek için çok güzel bir yazı elinize sağlık. Rabbim bir an önce sahte olmaktan, hatadan dönmeyi nasip etsin inşallah..
YanıtlaSilöncelikle bu bana has bir sorun mu genel anlamada başka okuyularda da yaşanıyor mu bilmem ancak ben yazıları okurken blog da kullanılan tema renkleri fazlasıyla gözlerimi yoruyor telde neyse de web de yazılar çok karmaşık geliyor. Daha önce bir kaç kez yorum yapmaya niyetlendim işim çıktı öylece kaldı bu aynı yazıya 2. yorumum! eee birincisi nerde işte onu söyleceğim oturdum epey uzunca yazdım telefondan nasıl olduysa silindi bende anlamadım çok kızgınım. Bu ikinci de inşaallah birinci gibi olmaz teknolojiyle imtihanım son bulur ve yayınlanabilir.Ah bir de şu klavye den simgeleri yapmayı da öğrenirsem (tırnak işareti, köşeli parantez, yıldız gibi) keyifli bir yorum yapacağım!Şimdi münekkide hanım yazılarınızın bir kısmını değişik zamanlarda okudum onlar adına toptan burdan eleştirim bütünlük bulamıyorum!.. muhteva ana tema deneme kompozisyon kaideleri açısından bazen bakıyorum çok tekrara düşüyorsunuz. Derseniz ki ''Efendi ben burda içimi döküyorum profesyonel anlamda görücüye çıkacak değiller ya!'' bende derim eyvallah değersiz bulsam oturup okumam buradaki niyetim de daha kamiline ulaşmak açısından acizane nacizane gördüğüm.. uzun uzun yazmak istiyorum ama okumam gereken kitap beni bekliyor ayrıca dertliyim içime sinen 1. yorumum silindi. Gelelim bu yazıya evet #ilahiyat okuyan tesettürlü bir hanım olarak# toplum hayatımızda yanlış din algısı ve ahlakıyla sıkça rastladığımız #dedikodulardan# bahsettiniz peki efendim tespit teşhis var tedivi ne ola? '' Allahın haram kıldığı zanda bulunmak ile bir anda kendisini #din ko(ru)yucu haramı haram helali helal kılan Allahın yerine koyup o şöyle giydi o böyle güldü o bunla konuştu gibisinden dedikodular ile ev yurt arkadaşımıza sınıf arkadaşımıza ya da gelecekteki eşimiz olacak kişiye çocuklarımızı okutacak öğretmene tedavi olacağımız doktora güvenliğimizi sağlayacak polise.... iyilik mi ediyoruz? hepsinden önemlisi hani bir vücudun azaları bir duvarın tuğlaları gibi olun emreden peygamberin ümmeti böyle mi olmalıydı? Hocam samimiyetsiziz! hoşgörüsüsüz! üstadın buyurduğu gibi ham yobaz kaba softayız! acilen özümüze dönmeli ciddi bir nefs terbiye ve tezkiyesi yapmalıyız. Kendimize bakmalı kendimizden başlamalıyız dilimizi tutmanın gönlümüzü temizlemenin derdini edinmeliyiz. gerçekten smaimi söylüyorum enfes bir yazıydı yazınızı katletmemek adına yorumumu kısa tutuyorum yazın hayatınızda muvaffakiyetler dilerim
YanıtlaSilÖncelikle bu kısa yorum için teşekkür ediyorum. Yorumunuz yorumdan çok yazıma ek bilgi gibi olmuş çok memnun oldum. Her yoruma açığım iyisiyle kötüsüyle hepsinin bana bir şeyler katacağına inanıyorum. Yalnızca Acemi bir münekkidim. Yorumunuzda benim anlatmak istediklerimi açık ifadeler ile beyan etmişsiniz. Bende bunu savunmaktayım "ben iyiyim sen kötüsün"ü bırakıp ben nasıl biriyim sorgusunu yapma taraftarıyım. Belli bir kitleyi hedef almadım. İlahiyatçıları yazarak biraz yazımı belli kitleye çekmişsiniz. Buraya açıklık getirmek istedim. Herkesin üzerine alınması gereken bir yazı olduğunu düşünüyorum. İlahiyatçılar, edebiyatçılar, sosyologlar diye insanları ayırmıyorum. Yani gayem bu yöndeydi umarım gayeme ulaşabilmişimdir. Tekrar teşekkür ediyorum.
SilOradaki ilahiyatçı kelimesinden kastım ilahiyatçılar filan değil sizin profilinizdi aceleden tam olmamış galiba ki onlar din hususunda otorite mi? Veya din hiçbir eğitim görenin ya da akademisyenin tekelinde değil
Silİnsan kavramının bize unutturduğu şeyleri hatırlatmışsın dostum.
YanıtlaSil