Bu Blogda Ara

Bir Sevda Türküsü

“Sevda”
Anlamını yitirmiş, benliği kendisine dahi unutturulmuş basitleştirilmiş bir kavram,
En sonunda kendinden utanır olmuş, aşk cümlelerindeki yerini yadırgar olmuş bir kelime.
...
Karalıktan, karanlıktan gelir ölümsüz aşklara verilen “sevda” zikri.
Bu aşkın kasvetinden değil, bir Aşık’ın Maşuk’una kara yaklaşmasındandır.
Kara, karanlık yaklaşsın ki kusur göremesin Maşuk’unda, bir gece karanlığı misali…
Noksanlık bulamasın, sevdiğine kör olsun…
Fakat artık o karanlık aşklar, esas sevdalar yok. Dedim ya artık anlamını yitirdi basitleşti kendinden geçti.
Unutuldu sevgiler, en çok sevenlere ayıp edildi.
Senelerce sevdasını bekleyip kavuşamayanlara sırt çevrilip iki gün önce tanışılana sevdam denildi.
Musa Eroğlu diyor ya türkü de “Gönle hasret yazıldı sevgiye mezar kazıldı”
Tam anlamıyla bu işte. Biz hasreti görünce sevgimizi gömenlerden olduk.
Sevgimize bir cenaze namazını layık gördük.
Hasrete tahammülümüz kalmadı. Çünkü bizler gönlüyle değil gözüyle sevenlerden olduk.
Gözden uzak olana da gönlümüzü ırâk eyledik.
Bir selam bırakıp telli turnaya, gönderemedik sevdiğimizin diyarına.
Üzülmesin ağlamasın diyemedik, çünkü biz üzdük..
Şimdi türküdeki “Hasret kimseye kalmasın” sözünü “Kimse hasrete kanmasın” olarak değiştirmek istiyorum.
Kimse hasrete kanmasın; Sevdalılar ayrılmasın.
Ve son olarak “Ben yandım eller yanmasın” değil insanlar esas sevdanın narında yansın..


Dinlemek istersen; ⇓


6 yorum:

  1. Yaa bayıldım ��

    YanıtlaSil
  2. içimde yaşayıpta dile getiremediklerim çok güzel bi üslupla anlatılmış... Yüreğine Sağlık

    YanıtlaSil
  3. Yazıların daim olsun inşallah ..

    YanıtlaSil
  4. Aynen devam et kardesim....MasAllah

    YanıtlaSil
  5. Çok Güzel Canımmm Yüreğine Sağlık...

    YanıtlaSil
  6. Kalemine sağlık çok güzel olmuş ��

    YanıtlaSil

Biz Müslümanlar

Bugün bir konuda birkaç kelam etmek istiyorum. Açık yüreklilikle söyleyeceğim ki biz Müslümanlar CAHİLİZ. Bu cehaletimiz nedeniyle sürekli a...